Prematüre retinopatisinde göz içine uygulanan anti-VEGF ilaçları retinadaki anormal damar gelişimini kontrol edebiliyor. İlacın bir kısmının dolaşıma geçebilmesi ise prematüre bebeklerin uzun dönem gelişimi üzerindeki etkileri hakkında yıllardır soru işareti oluşturuyor.
Anti-VEGF ve lazer karşılaştırıldı
Araştırmacılar elektronik sağlık kayıtlarından yararlanarak prematüre retinopatisi nedeniyle anti-VEGF alan 773 bebek ile lazer uygulanan 773 bebeği eşleştirdi. Uzun dönem ölüm oranları, nörogelişimsel bozukluklar, serebral palsi, epilepsi, astım ve diğer sistemik sonuçlar karşılaştırıldı.
İki tedavi arasında nörogelişimsel bozukluk, serebral palsi, epilepsi ve incelenen birçok sonuç bakımından anlamlı fark görülmedi. Anti-VEGF grubunda astım oranı daha düşük bulundu. Bununla birlikte ölüm oranı için 1,75’lik risk oranı saptandı; daha sonra yapılan duyarlılık analizinde de benzer yönde bir sinyal görüldü.
Ölüm sinyali ne anlama geliyor?
Bu sonuç, anti-VEGF ilaçlarının ölüme neden olduğunu göstermiyor. Prematüre retinopatisinde daha ağır hastalığı bulunan veya genel sağlık durumu daha kırılgan bebeklerin anti-VEGF tedavisine yönlendirilmiş olması sonuçları etkileyebilir. Araştırmacılar, tedavi seçimi ve altta yatan hastalıkların kayıt verilerinde bütünüyle dengelenemeyebileceğini vurguluyor.
ROP tedavisinde karar yalnızca retinanın kısa vadeli yanıtına göre verilmiyor. Bebeklerin nörogelişimi ve genel sağlığı da değerlendirilmek zorunda. Çalışma, birçok gelişimsel sonuç açısından belirgin fark bulmamasıyla güven veriyor; fakat açıklanamayan sinyalin izlenmesini de gerekli kılıyor.
Araştırma geriye dönük sağlık kayıtlarına dayanıyor ve nedensellik kuramıyor. Kullanılan anti-VEGF ilacı, doz farklılıkları ve prematüreliğin ağırlığı gibi unsurlar sonucu etkileyebilir. Tedavi seçimi çocuk retina uzmanının bireysel değerlendirmesiyle yapılmalı.
Kaynak: Ophthalmology Times – ROP tedavisinde uzun dönem sonuçlar