Katarakt Sonrası İkincil Perdeyi Mercek Tipi Belirler mi?

Katarakt ameliyatından aylar ya da yıllar sonra merceğin arkasındaki zarın bulanıklaşması (arka kapsül opasifikasyonu, halk arasında ikincil perde) sık görülen bir durum. Genellikle YAG lazerle kolayca açılsa da takılan merceğin özelliklerinin bu riski etkilediği biliniyor.

Göz içine yerleştirilmiş katlanabilir mercek ve arka kapsül illüstrasyonu

Kenar tasarımı öne çıktı

Review of Optometry’nin aktardığına göre BMC Ophthalmology dergisinde yayımlanan sistematik derlemede, en az altı ay takip edilen 56’sı randomize olmak üzere 59 çalışma incelendi.

Keskin kenarlı mercekler, yuvarlak kenarlılara göre çok daha düşük YAG lazer ihtiyacıyla ilişkiliydi (21 çalışma). Aynı kenar tasarımındaki tek parça merceklerde, su sevmeyen (hidrofobik) akrilik mercekler su seven (hidrofilik) akriliklere göre daha az ikincil perde ve lazer ihtiyacı gösterdi.

Malzeme de etkili

Yazarlar, silikon merceklerin ve ardından hidrofobik akriliğin en düşük lazer oranlarıyla ilişkili olduğunu bildirdi. Kenar tasarımı sabit tutulduğunda tek parça ve üç parça mercekler arasında anlamlı fark görülmedi.

Araştırmacılara göre ikincil perde gelişiminde asıl belirleyiciler merceğin kenar tasarımı ve malzemesi. Keskin kenarlı merceklerin tercih edilmesini öneriyorlar.

Neden önemli?
İkincil perde, katarakt ameliyatı sonrası görmenin yeniden bulanıklaşmasının en sık nedenlerinden biri. Mercek seçimi bu riski azaltmada rol oynayabilir.
Önemli sınır/uyarı
Bazı alt analizler az sayıda çalışmaya dayanıyor ve sonuçlar arasında farklılık var. Mercek seçimi gözün tüm özelliklerine göre cerrah tarafından yapılır; ikincil perde gelişirse lazerle tedavi edilebilir.

Kaynak: Review of Optometry – Mercek tipi ve ikincil katarakt